Nükleer enerjinin COP süreçlerinde son yıllarda daha görünür hale geldiğini ifade eden Cingöz, COP28 sırasında 20’den fazla ülkenin küresel nükleer enerji kapasitesinin 2050 yılına kadar üç katına çıkarılması yönünde yayımladığı deklarasyonu hatırlattı. Cingöz, “Deklarasyonda nükleer enerjinin net sıfır emisyon hedefleri, enerji güvenliği ve düşük karbonlu elektrik üretimi bakımından oynayabileceği role dikkat çekildi.

Nükleer enerji, küresel iklim diplomasisinde yalnızca enerji üretim teknolojisi olarak değil, yenilenebilir kaynakları tamamlayabilecek kesintisiz düşük karbonlu üretim seçeneği, enerji güvenliği aracı ve yeni nesil teknolojik yatırımların bir unsuru olarak daha görünür hale geliyor” dedi. ‘ATOMİC DAYS ULUSLARARASI UZMANLARI ANTALYA’DA BULUŞTURACAK' Rosatom’un COP31 kapsamında 'Atomic Days' adıyla özel bir etkinlik programı gerçekleştirmeyi planladığını da hatırlatan Cingöz, bilim dünyası, iş çevreleri ve ilgili paydaşların bu programda bir araya getirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Cingöz, “Böylece Antalya, yalnızca uluslararası iklim müzakerelerinin değil, nükleer enerjinin düşük karbonlu kalkınmadaki rolüne ilişkin uluslararası tartışmaların da önemli merkezlerinden biri haline gelecektir” ifadelerini kullandı.

NÜKLEER, ENERJİ ARZ GÜVENLİĞİNİN STRATEJİK UNSURLARINDAN BİRİ Türkiye’nin artan enerji talebi ve enerji ithalatına bağımlılığının nükleer enerjiyi ülkenin enerji politikasının stratejik unsurlarından biri haline getirdiğini belirten Cingöz, enerji arzında ithal kaynakların payının yaklaşık yüzde 57 düzeyinde olduğunu, yıllık enerji ithalat faturasının ise uluslararası fiyatlara bağlı olarak 60 ila 100 milyar dolar arasında değişebildiğini aktardı. Cingöz, Akkuyu NGS’nin enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi, cari açığın azaltılmasına katkı sağlanması, ileri teknoloji kapasitesinin geliştirilmesi ve Türkiye’nin stratejik hareket alanının genişletilmesi bakımından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

COP31 ve benzeri uluslararası platformlar da bu dönüşümün yatırım, finansman, teknoloji ortaklığı ve enerji diplomasisi boyutlarının geliştirilmesine katkı sağlayabilir.” AKYENER: ELEKTRİK TALEBİ KÜRESEL ENERJİ TALEBİNDEN DAHA HIZLI ARTACAK Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi (TESPAM) Başkanı Oğuzhan Akyener de COP31 sürecinde hem Türkiye hem de dünya için nükleer enerjinin merkeze oturmuş durumda olduğunu, bu durumun arkasında da artan elektrik talebi ile kesintisiz ve düşük karbonlu üretim ihtiyacının bulunduğunu belirtti. Yenilenebilir enerji alanındaki eğilimlerin güçlü biçimde devam ettiğini ifade eden Akyener, depolama teknolojilerinin yüksek maliyetleri ve hızlanan elektrifikasyon sürecinin kesintisiz elektrik arzını daha önemli hâle getirdiğini söyledi.

Elektrikli araçların ve elektrikle çalışan cihazların yaygınlaşmasının elektrik sistemine yoğun bir yük getirdiğini belirten Akyener, “Genel anlamda küresel enerji talebi önümüzdeki 100 sene içerisinde 2 ila 2, 5 kat civarında artarken elektrik talebi 7 kat artıyor. Bu kadar yoğun biçimde artan elektrik talebini karşılayabilmek önemli bir sorun haline geliyor.

Talep tarafını iyi yönetebilmek için günün düşük tüketimli dönemlerindeki ihtiyacı da en yüksek tüketimin gerçekleştiği, ‘peak zaman’ dediğimiz saatlerdeki ihtiyacı da karşılayabilmek çok önemli” dedi Rüzgar ve güneş santrallerindeki üretimin hava koşulları ile günün saatlerine bağlı olduğunu hatırlatan Akyener, elektrik talebinin en yüksek olduğu akşam saatlerinde güneş enerjisinden yararlanılamadığına dikkat çekti. Depolama teknolojilerinin de yüksek maliyetli olduğunu ifade eden Akyener, artan enerji ihtiyacını karşılamak için fosil yakıtlar veya nükleer enerjinin devreye girdiğini söyledi.

Nükleer santrallerin baz yük santralleri olduğunu vurgulayan Akyener, “Nükleer, özellikle baz yükün karşılanması noktasında dengeleri sağlarsa en yüksek talebin oluştuğu saatlerde daha temiz olan doğal gazı ve imkân varsa hidroelektrik kaynaklarını kullanabilirsiniz. Yenilenebilir enerjinin güneş ve rüzgâr alanındaki yetersizliğini nükleer doldurmaya çalışıyor” diye konuştu.