Dünyanın en önemli organizasyonlarından Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) kapsamında her yıl düzenlenen Taraflar Konferansı (Conference of the Parties) 31'inci toplantısı (COP31), 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek. COP31 için Antalya'ya 100'ün üzerinde devlet ve hükümet başkanı, 400'ün üzerinde bakan, çok sayıda milletvekili, devlet görevlileri, uluslararası sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, uluslararası gazeteciler gibi 196 ülkeden 80-120 bin arasında ziyaretçi ve toplamda 2 milyar dolarlık ekonomik hareketlilik bekleniyor. 'DÜNYA İKLİM DİPLOMASİSİNİN MERKEZİ OLACAĞIZ' Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü İsmail Öntaş, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ne taraf ülkelerin her yıl bir araya geldiği COP'un küresel iklim politikalarının değerlendirildiği ve ortak kararların alındığı en üst düzey platform olduğunu söyledi.
Türkiye'nin ev sahipliğindeki COP31'e 196 ülkeden 100 binin üzerinde katılımcının beklendiğini belirten Öntaş, “Türkiye bu konferansta yalnızca ev sahibi olmayacak, aynı zamanda COP31 Başkanlığını da yürütecek. Antalya ise bu süreçte dünya iklim diplomasisinin merkezi olacak dedi.
COP31 UYGULAMA COP'U COP31'in 'Uygulama COP'u' olarak konumlandırıldığını belirten Öntaş, sözlerin eyleme, eylemlerin de ölçülebilir sonuçlara dönüşmesinin hedeflendiğini kaydetti. Hazırlıkların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Antalya Valiliği koordinasyonunda çok yönlü sürdüğünü anlatan Öntaş, il müdürlüğünün sekreteryasını yürüttüğü COP31 Ofisi'nin kurulduğunu söyledi.
HAZIRLIKLAR İKİ AŞAMALI SÜRÜYOR Öntaş, hazırlıkların iki seviyede ilerlediğini belirterek, “Birincisi bakanlığımız ve UNFCCC Sekreteryası koordinasyonundaki diplomatik ve teknik hazırlıklar, ikincisi ise bakanlığımız ve Antalya Valiliğimiz koordinasyonunda yürütülen yerel operasyon, altyapı ve kurumlararası eşgüdüm çalışmaları. Güvenlik, ulaşım, sağlık, konaklama ve lojistik başlıklarında ilgili kurumlarla düzenli çalışmalar yürütülmektedir dedi.
Öntaş, 31 Ağustos 2026 itibarıyla sahadaki hazırlıkların önemli ölçüde somutlaştığını açıkladı. ANTALYA'NIN İKLİM RİSKLERİ Antalya'nın iklim değişikliğinin etkilerini doğrudan yaşayan bir Akdeniz kenti olduğuna dikkati çeken Öntaş, “Aşırı sıcaklıklar, kuraklık, orman yangınları, ani yağışlar, su kaynakları üzerindeki baskı, kıyı ve deniz ekosistemleri ile tarım ve turizm üzerindeki riskler bizim için teorik başlıklar değil.
Bu nedenle Antalya; su verimliliği, sıfır atık, deniz çöplerinin önlenmesi, sürdürülebilir turizm, dirençli şehircilik, iklim dostu tarım ve doğa temelli çözümler konusunda güçlü bir uygulama sahası olabilir. Hedefimiz, yerelde yürüttüğümüz çalışmaları uluslararası iş birlikleriyle büyütmek ve COP31 sonrasında da devam edecek kalıcı projeler oluşturmak diye konuştu.
7 ANA BAŞLIK Türkiye'nin COP31 yaklaşımının geniş ancak ölçülebilir bir uygulama çerçevesine dayandığını açıklayan Öntaş, Sıfır Atık, okyanuslar ve denizler, gıda güvenliği, iklime dirençli şehirler, gençlik ve eğitim, yeşil sanayileşme, temiz enerji ve dirençli sağlık sistemlerinin 'Eylem Gündemi'nin ana başlıklarını oluşturacağını söyledi. Öntaş, finansman, teknoloji ve kapasite geliştirmenin de bütün bu alanları destekleyen yatay unsurlar olacağını belirtti. 'ANTALYA'YA KALICI BİR MİRAS' COP31'in başarısının yalnızca zirvenin sorunsuz tamamlanmasıyla ölçülmeyeceğini söyleyen Öntaş, “Asıl başarı oluşturulan kurumlararası koordinasyonun, çevresel standartların, atık azaltım uygulamalarının, ulaşım ve enerji verimliliği çözümlerinin, afet ve iklim dayanıklılığı kapasitesinin zirve sonrasında da sürmesidir.







Yorumlar 0
Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir ve editör onayından sonra yayınlanır.
Yorum yapabilmek için ücretsiz hesabınızla giriş yapmanız gerekiyor.