Sendika tarafından yapılan yazılı açıklamada, “2 milyon 426 bin adayın başvurduğu 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda (YKS), devlet üniversitelerinin örgün programları ilk yerleştirmede yüzde 99 oranında dolmasına rağmen, yerleşen adayların kayıt yaptırmaması nedeniyle 30 binin üzerinde kontenjan yeniden boş kaldı. Vakıf yükseköğretim kurumları ve açık öğretim programları da hesaba katıldığında ek yerleştirmeye ayrılan kontenjan sayısı 110 bine ulaştı.
Bu tablo dikkate alınarak yükseköğretimde kontenjan planlaması yalnızca doluluk oranlarına göre değil, öğrenci talebi, kayıt davranışı, istihdam olanakları ve üniversitelerin gerçek kapasitesi dikkate alınarak yapılmalıdır. 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na yaklaşık 2 milyon 426 bin aday başvurmuştur.
İlk yerleştirme sonuçları, özellikle devlet üniversitelerinde kontenjan doluluk oranlarının oldukça yüksek gerçekleştiğini göstermiştir. Devlet üniversitelerindeki örgün programların kontenjanlarının yaklaşık yüzde 99’u dolmuş, örgün ön lisans programlarında doluluk oranı neredeyse yüzde 100’e ulaşmıştır.
Örgün lisans programlarında ise yalnızca 2 bin 255 kontenjan boş kalmıştır. Buna karşılık vakıf yükseköğretim kurumlarında genel kontenjanların yaklaşık beşte biri boş kalmış ve toplam 35 bin 706 kontenjan ilk yerleştirmede dolmamıştır” ifadelerine yer verildi.
Açıklamada, “2023 yılına göre 2026 yılında devlet üniversitelerindeki kontenjan sayısı, açık öğretim hariç, yaklaşık 264 bin azalarak 730 bin düzeyine gerilemiştir. Böylece son üç yılda devlet yükseköğretim kurumlarının toplam kontenjanlarında yaklaşık yüzde 36’lık bir azalma gerçekleşmiştir.
Bu azalmanın nedenleri arasında 2024 yılından itibaren ikinci öğretim programlarının kapatılması, önceki yıllarda ilk yerleştirmede dolmasına rağmen kayıt yaptırılmayan kontenjanların fazla olması ve bazı programların mezuniyet sonrası istihdamla bağının zayıflaması bulunmaktadır. Bu tablo, yükseköğretimde kontenjan planlamasının önceki yıllara göre daha sınırlı bir kapasite üzerinden yürütüldüğünü göstermektedir.
Ancak kontenjanların azaltılması, tek başına arz-talep dengesinin sağlandığı anlamına gelmemektedir. Asıl değerlendirilmesi gereken husus, yerleşen adayların ne ölçüde kayıt yaptırdığı ve hangi programlarda kayıt davranışının zayıfladığıdır” denildi.






