Dünya genelindeki 1843 göçmen kuş türünün yüzde 45'inin popülasyonunun azaldığını ortaya koyan Bird Life International tarafından yayımlanan 'Dünya Kuşlarının Durumu' raporu, göçmen kuşların kullandığı rotaları ortaya koydu. Bird Life International, kara ve su kuşları için dünya genelinde 4 büyük göç yolu sistemi ve bunların içinde 8 ana göç yolu belirledi.

AFRİKA-AVRASYA GÖÇ SİSTEMİ Raporda, Türkiye'nin de bulunduğu coğrafyayı kapsayan Afrika-Avrasya Göç Yolu Sistemi. Doğu Atlantik, Karadeniz-Akdeniz ve Doğu Asya-Doğu Afrika göç yollarından oluşuyor.

Bird Life verilerine göre; üç Palearktik-Afrika göç yolu, dünyanın en büyük kuş göç sistemini oluşturuyor. Avrupa ile Orta ve Batı Asya'daki üreme alanlarından tropikal Afrika'daki kışlama alanlarına 2 milyardan fazla ötücü ve ötücü benzeri kuş göç ediyor.

KARADENİZ-AKDENİZ GÖÇ YOLU Afrika-Avrasya Sistemi'ndeki ana rotalardan biri, Karadeniz-Akdeniz Göç Yolu. Göç yolları, kuşların üreme ve üreme dışı alanları arasındaki düzenli hareketlerinin yanı sıra, yolculuk sırasında kullandıkları konaklama alanlarını da kapsıyor.

Bird Life'a göre; kuşlar göç sırasında dağ sıraları, su yolları ve kıyı şeritlerini takip edebiliyor; büyük açık su kütlelerinden kaçınarak hakim rüzgarlar ve yükselen hava akımlarından yararlanabiliyor. SINIRLARI AŞAN YOLCULUK Raporda, göç yollarının okyanusların ve kıtaların tamamına yayıldığı ve birlikte dünyadaki bütün ülkeleri birbirine bağladığı belirtildi.

Bir ülkede üreyen, göç sırasında konaklayan veya üreme dışı dönemi geçiren kuşların, yıllık yaşam döngüleri boyunca birçok başka ülkedeki alanlara bağımlı olduğu kaydedildi. Bu durumun kuşları çok çeşitli tehditlere maruz bıraktığı ve korunmalarını ortak bir sorumluluk haline getirdiği belirtildi.

GÖÇ YOLUNDA ÇOK SAYIDA TEHDİT Bird Life International'a göre; göçmen kuşlar yolculukları sırasında yaşam alanlarının kaybı ve bozulması, yasa dışı ve sürdürülebilir olmayan avcılık, altyapı gelişimi, iklim değişikliği ve hastalıklar dahil çok sayıda tehditle karşı karşıya kalıyor. Kuşların göç yollarının tamamı boyunca korunmasının, bu tehditlere karşı koordineli yaklaşım gerektirdiği kaydedildi.