İHH tarafından açıklamada şöyle denildi: “Siviller, kitlesel yerinden edilme, gıda güvensizliği, fiyat artışları, sağlık sisteminin kapasite kaybı ve insani yardıma erişimin büyük oranda kısıtlanması sebebiyle büyük zorluklar yaşıyor. Yaşanan son çatışmalar, zaten dünyanın en ağır insani krizlerinden birinin yaşandığı Yemen’de mevcut zorlukları daha da derinleştiriyor.

Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi’nin (OCHA) 2026 Yemen İnsani İhtiyaçlar ve Müdahale Planı’na göre ülkede 22 milyondan fazla kişi insani yardım ve koruma hizmetlerine ihtiyaç duyuyor. Bu grubun içinde 5, 2 milyon ülke içinde yerinden edilmiş kişi, 329 bin göçmen ve 63 bin mülteci bulunuyor.

Yaklaşık 18, 3 milyon kişi akut gıda güvensizliği yaşıyor; beş yaş altı 2, 2 milyondan fazla çocuk akut yetersiz beslenme ile karşı karşıya. Ülkede, yerinden edilme rakamları gün geçtikçe yükseliyor.

Uluslararası kuruluşların yayınladığı verilere göre, çatışmaların şiddetlendiği eylül ayından bu yana 185 binden fazla kişi evlerini terk ederek farklı noktalara göç etti. Öte yandan, yayınlanan raporlarda, son göçler öncesinde de Yemen’de ülke içinde 5, 2 milyondan fazla yerinden edilmiş kişi bulunduğu ifade ediliyor.

Bu nedenle yeni göç dalgası, kamplar ve kent içi barınma alanları üzerindeki baskıyı ciddi şekilde artırıyor. Ani göçler sebebiyle gıda stokları tükenirken, acil gıda paketleri ve gıda dışı hijyen malzemelerine ve ev gereçlerine ihtiyaç duyuluyor.

Ayrıca, yeni kurulan geçici yerleşim alanlarında temiz içme suyu, acil durum tuvaletleri ve atık yönetimi eksikliği salgın hastalık riskini artırıyor. Özellikle çocuklar, kadınlar, yaşlılar ve engelliler için birinci basamak sağlık hizmetleri, acil ilaç ve psikososyal destek çalışmaları da büyük önem taşıyor.” İHH tarafından yapılan açıklamanın devamında ise şu ifadelere yer verildi: “Dünya Gıda Programı’nın açıklamasına göre, ekim ayı itibarıyla erişilebilen bölgelerde hanelerin yaklaşık dörtte üçü temel ihtiyaçlarını karşılayamıyor.

Aileler öğün atlıyor, daha az gıda tüketiyor; un ve bitkisel yağ stoklarındaki daralma fiyatları yukarı çekiyor. Taiz ve Hudeyde’de bazı bölgelere erişimin kesilmesi de daha önce yardım verilen insanlara ulaşılmasını engelliyor.