Girne'deki gemi kazasında yakınlarını kaybedenler ile avukatları, Mersin'de Özgür Çocuk Parkı'nda bir araya gelerek, facianın tüm sorumlularının ortaya çıkarılması çağrısı yaptı. Aileler adına açıklama yapan Avukat Berkan Aydoğan, yakınlarını kaybeden aileler ve kazazedelerin vekilleri olarak bugün Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını belirterek, Başvurumuzun amacı, yalnızca geminin son dakikalarında yaşananları değil, geminin o sefere çıkarılmasına kadar uzanan bütün karar ve sorumluluk sürecini ortaya çıkarmaktır.

Başvurumuzda Türkiye'de soruşturma yürütülmesinin koşulları ile yer yönünden yetkinin ayrı ayrı değerlendirilmesini istedik. Türkiye'de gerçekleşmiş olabilecek eylem ve ihmallerin yerinin, şüphelilerin Türkiye'deki yakalanma, yerleşim ve adres durumlarının araştırılmasını talep ettik. Amacımız, yetki konusunda peşinen hüküm vermek değildir.

Amacımız, bu değerlendirme yapılırken delillerin kaybolmaması ve Türkiye'deki sorumluluk bağlantılarının araştırılmadan bırakılmamasıdır dedi. 'GEMİNİN SEFER ÖNCESİNDEKİ TEKNİK DURUMU' KKTC'de yürütülen adli süreci takip ettiklerini vurgulayan Aydoğan, Bu süreci yok saymıyoruz. Türkiye ve KKTC makamları arasında etkili adli iş birliği kurulmasını, mevcut dosyaların kişi ve fiil kapsamının belirlenmesini istiyoruz.

Ancak bir yerde soruşturma yürütülüyor olması, başka kişilerin farklı kararlarının ve ihmallerinin araştırılmamasına gerekçe yapılmamalıdır. Talebimiz, sorumluluğun yalnızca kaptan ve mürettebatla sınırlandırılmamasıdır.

Karar gemide alınmışsa gemide, şirket merkezinde alınmışsa şirket merkezinde, bakım veya denetim sürecinde alınmışsa o süreçte araştırılmalıdır. Ancak yalnızca son dakikalarda ne olduğunu değil, o son dakikalara nasıl gelindiğini de öğrenmek zorundayız.

Bu nedenle şu soruların belgelerle ve uzman incelemeleriyle cevaplandırılmasını istiyoruz. Bakım, onarım ve denetimleri ne zaman, kimler tarafından, hangi bulgularla yapıldı? Önceden bildirilmiş bir arıza, su alma sorunu veya güvenliği etkileyen başka bir durum var mıydı?

Böyle bir bildirim varsa kimlere ulaştı ve bunun üzerine hangi işlemler yapıldı? Türkiye ve KKTC'deki şirketler arasında bakım, teknik yönetim, acentelik ve sefer organizasyonu bakımından nasıl bir görev paylaşımı vardı?