İKÇÜ Orman Fakültesi ile İzmir Orman Bölge Müdürlüğü iş birliğiyle Orman Fakültesi Dekanı Prof. Derya Eşen, 'su hasadı' yöntemleriyle, iklim değişikliklerinden doğan kuraklık etkilerini azaltmaya yönelik hazırladıkları Ar- Ge projesi ile geleneksel yöntemlere göre toprağın iki kat daha fazla nem tuttuğunu belirtti.

Eşen, su hasadı yönteminin, normal çukurlara fidan dikilen geleneksel yöntemlere göre 2 kattan daha fazla toprak nemi tuttuğunu ve fidanların 2 kattan fazla büyüme hızının olduğunu söyledi. Eşen, Baklava ve hilal şeklinde olan su hasadı yöntemleri, yağan yağmurun, özellikle eğimli sahalarda hızla, toprağa süzülmeden ve depo edilemeden, toprak boyunca akarak sahayı terk etmesini engellemek için tasarlanmış bir sistem.

Yüzyıllardan beri çeşitli medeniyetler tarafından bu yöntemin versiyonları kullanılmış. Biz bunları sistematik ve bilimsel bir açıdan yeniden hayata geçirmeyi amaçladık.

Böylece küresel iklim değişiklikleriyle beraber orman yangınları, uzun süren şiddetli kuraklık, sıcak, dalgaları gibi sorunların yanı sıra ani ve bardaktan boşanırcasına yağışlar ile yaşanan sel sorunlarının etkilerini azaltmaya çalıştık dedi. Su hasadının, yağmurun yağdığı toprak üzerinde geometrik şekiller kurarak yapıldığını belirten Prof.

Eşen, Toprak setleriyle beraber bir nevi mikro havuzlar oluşturuyoruz. Bu sistemler yağan yağmurun, akıp gitmesine engel olarak mikro havuzlarda tutuyor.

Böylece su, kaybolup gitmeden süzülerek toprağın nemini arttırıyor ve nemi hasat etmiş oluyoruz. 'Yağmur hasadı' ya da 'su hasadı' buradan geliyor. Dolayısıyla bu yapılar içerisinde diktiğimiz fidanlar, daha fazla toprak nemi buluyor.

Ağaç yetiştirmenin zor olduğu alanlarda dahi fidanların yaşama oranlarını arttırıyor ve büyümelerini hızlandırıyor. Bu yapılar aynı zamanda sonbahar geldiği zaman gelen yağışlarla beraber sistemin tekrar yağmurla şarj edilmesini hızlandırıyor.