Nilüfer Belediyesi’nde imar süreçlerinde rüşvet alındığı iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmada dönemin Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem’in de aralarında bulunduğu 21 sanık hakkındaki davanın 3’üncü duruşması Bursa 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Ancak burada sadece ben ve bazı müteahhitler yargılanıyoruz.
Ayrıca yine iddianamede yer alan HTS kayıtları ve MASAK raporları incelendiğinde, örgüt üyeleri diye adlandırılan kişiler arasında süreklilik gösteren bir ilişki olmadığı gibi maddi ilişki de bulunmamaktadır. Ayrıca MASAK raporunda aleyhime bir tespit de bulunmamaktadır” ifadelerini kullandı. ‘YÜZDE 100 ENGELLİ RAPORUM VAR’ Sağlık sorunları olduğunu belirten Turgay Erdem şunları söyledi: “2011 yılında ağır bir kalp krizi geçirdim. Yapılan baypas ameliyatı sonrası kalp yetmezliği gelişti.
2012 yılında kalp pili takılarak riskli bir konumda yaşamaya başladım. 2017 yılına kadar 4 kez kalp pilinin pıhtılaşma tıkamasından kaynaklı ameliyat oldum.
2017 yılında kalp pili tekrar değiştirildi. O günden bugüne de kalp pilinin birkaç kez devreye girmesi nedeniyle etkisi azaldı.
Kalp pillerinin çalışma ömrünün 8 ila 10 yıl arasında olduğu düşünüldüğünde uzman hekimler yakın zamanda değişmesini önermektedir. Ayrıca 2023 yılında prostat kanseri teşhisi ile geçirdiğim ameliyat sonrası sorunlarım devam etmektedir.
Tutuklanmadan önce başladığım karaciğer yetmezliği konusundaki tedavim de yarım kaldı. Geçirdiğim diğer hastalıklar ve ameliyatlar nedeniyle Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Heyeti tarafından düzenlenen rapor sonucu yüzde 100 sürekli engelli kartı ile riskli bir hasta olarak hayatımı sürdürmeye çalışıyorum. Sürekli tıbbi kontrol altında bulunmam gerekirken, malumunuz bulunduğum ortamlar tedavimin sürdürülebilmesi için uygun değil.” ‘AİLEMLE BİRLİKTE YAŞAMAYA HAZIRLANIRKEN İFTİRAYA UĞRADIM’ Siyasetten çekildiğini ve artık emekli hayatı yaşamak istediğini ifade eden Turgay Erdem, “5 yaşındaki oğlum ve ailemle birlikte her şeyden uzak yaşamaya hazırlanırken, iftiralar ve asılsız iddialar neticesinde 1 yıldır tutukluyum. Dosya kapsamında yer alan tüm iddialar somut ve kesin delillere dayanmamakta ve yasal dayanağı bulunmamaktadır. Tarafıma yöneltilen tüm suçlamaların hukuki dayanaktan yoksun olduğu açık olup, isnat edilen suçların hiçbirini kabul etmiyorum. Yurt dışına çıkmamın bir kaçma girişimi olarak nitelendirilmesini de doğru bulmuyorum.
Pasaportumun yurt dışı çıkış yasağı sisteme işlenmediğinde geriye döndüm. Benim kaçma girişimim olsaydı bundan önce 2 defa yurt dışına gezi için çıkmıştım.







Yorumlar 0
Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir ve editör onayından sonra yayınlanır.
Yorum yapabilmek için ücretsiz hesabınızla giriş yapmanız gerekiyor.