Milli Eğitim Bakanlığı’nın bilimsel danışma ve inceleme organı olan Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nın kuruluşunun üzerinden 100 yıl geçti. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; bir asırdır Türk milli eğitiminin amaç ve ilkeleri doğrultusunda eğitim politikalarının geliştirilmesine bilimsel katkı sunan Kurul, bugün ‘100’üncü Yıl Özel Oturumu’ gündemiyle toplandı.

Özel oturum, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin başkanlığında Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı Kurul Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Kurul Başkanı Cem Gençoğlu'nun özel oturumu açmasının ardından Bakan Tekin, gündeme yönelik müzakereleri başlattı ve kurul üyelerine söz verdi.

Talim ve Terbiye Kurulu üyeleri, 100’üncü yıla yönelik görüşlerini aktardı. ‘100’üncü Yıl Kararları’ taslağının okunması sonrası yapılan açık oylamada, 5 maddeden oluşan kararlar Kurul üyelerinin oy birliğiyle kabul edildi ve imzalandı. ‘TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİ’NİN MEYVELERİNİ ALMAYA BAŞLADIK’ Milli Eğitim Bakanı Tekin, özel oturumda yaptığı konuşmada, Bakanlığın, Kurul’un katkılarıyla çok güzel işlerin altına imza attığını belirterek, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin meyvelerini almaya başladık. 2029 yılında PISA’nın yeni döngüsü yapılacak.

Bu döngüde, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin de etkisiyle çok daha başarılı bir sonuç alacağımıza inanıyorum. Diğer boyutuyla ise milli ve manevi değerlerimizin çocuklarımıza kazandırılmasında bu sürecin çok pozitif bir sonucu olacağına inanıyorum” dedi. ‘DEĞERLERİMİZİ SAHİPLENECEK BİR KUŞAK YETİŞTİRMEK ANA İŞLEVİMİZ’ Sokağa çıktıklarında vatandaşların, ‘Evet derslikler yaptınız, öğretmenler atadınız, okullarımızda teknolojik donanım artırıldı, okulların fiziki kalitesi arttı ama bizim hala eğitim öğretim süreçleriyle ilgili şikayetlerimiz var.

Eskiden çocuklarımız büyüklerine saygıda kusur etmez, tarihine, milli değerlerine sahip çıkardı. Biz böyle bir toplum istiyoruz’ dediğine dikkati çeken Bakan Tekin, bunun aslında içinde yaşanılan çağın önemli bir hastalığı olduğunu belirtti. ‘Dünya vatandaşlığı’ ya da ‘küresel vatandaşlık’ gibi bir kavram üretildiğini söyleyen Tekin, şunları kaydetti: “Bu kavramla ülkelerin kendilerine ait milli değerleri örselenmeye ve kimin tarafından belirlendiğini bilmediğimiz bir karakter formuna doğru evrilmeye başladı.

Çünkü bu vatandaş tanımının içinde biz yokuz, bize ait değerler yok. Dolayısıyla bu vatandaş tanımının egemen olması durumunda bizi biz yapan değerlerimizin ne olacağı ile ilgili, bir sonraki kuşakla ilgili öngörüde bulunamıyoruz.

Vatandaşlarımızın talebi de bu, toplum da bunu istiyor. Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığımız bugüne kadar bilhassa Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde çok iyi bir sınav verdi.