Remzi Sakaoğlu BİLSEM öğrencileri İrfan Sefiloğlu ve İrem Alparslan, danışman öğretmenleri Mustafa Akay'ın rehberliğinde, uzun süre yatağa bağımlı hastalarda ortaya çıkan bası yaralarının iyileştirilmesine yönelik çalışma başlattı. Sefiloğlu'nun yaklaşık 2 ay yoğun bakımda kalan babaannesinde oluşan yaralardan etkilenmesiyle başlayan proje kapsamında öğrenciler, örümcek zehrindeki biyoaktif bileşenlerin doku yenilenmesi üzerindeki potansiyel etkilerini araştırdı.

Literatür taramalarında örümcek zehrinin farklı alanlarda biyolojik ajan olarak kullanıldığını belirleyen öğrenciler, özellikle yara iyileşmesi ve hücresel yenilenme üzerindeki etkilerin araştırılmasına odaklandı. Çalışmada Küba tarantulası olarak bilinen 'Tarantula cubensis' türünün zehrinden yararlanıldı. Öğrenciler, Türkiye'de örümcek zehri sağımına yönelik bir merkezin bulunmaması nedeniyle temin edilen çözeltideki zehri çeşitli işlemlerden geçirerek ham örümcek zehrini elde etti.

Daha sonra farklı dozlarda yapılan deneylerle elde edilen bileşenlerin hücresel doku yenilenmesi üzerindeki etkileri incelendi. Projenin araştırma ve analiz aşamaları, Atatürk Üniversitesi Doğu Anadolu Yüksek Teknoloji Araştırma Merkezi'nde (DAYTAM) gerçekleştirildi.

Ferhunde Aysin, öğrencilere laboratuvar çalışmaları, deney süreçleri ve teknik uygulamalarda akademik destek verdi. Yaklaşık 5 ay süren çalışmada hücre deneyleri gerçekleştirilirken, elde edilen sonuçlar doğrultusunda biyoteknolojik hidrojel geliştirildi.

Öğrenciler, belirli dozlarda yara iyileşmesi yönünde olumlu sonuçlar elde ettikleri projelerini rapor haline getirerek TÜBİTAK yarışmasına müracaat etti. TÜRKİYE İKİNCİSİ OLDULAR Bölge yarışmasında birincilik elde eden İrfan Sefiloğlu ve İrem Alparslan, TÜBİTAK Türkiye finalinde 24 proje arasında Türkiye ikincisi oldu.

Ardından Uluslararası Regeneron ISEF kapsamında gerçekleştirilen çevrim içi mülakata katılan öğrenciler, değerlendirme sonucunda 2027 yılında ABD'de düzenlenecek yarışmada Türkiye'yi temsil etme hakkı kazandı. ‘PROJENİN ÇIKIŞ NOKTASI BABAANNEMİN YAŞADIĞI SÜREÇTİ’ Projenin çıkış noktasının babaannesinin yaşadığı sağlık süreci olduğunu belirten İrfan Sefiloğlu, Babaannem yaklaşık 2 aylık bir yoğun bakım süreci yaşadı. Bu süreçte halk arasında 'yatak yarası' olarak bilinen yaralar oluştu. Bunları yakından gözlemledikten sonra buna bir çözüm bulmak istedim.

Projenin doğuşu bu yaralara bir çözüm bulmak üzerineydi. Örümcek zehrinin farklı alanlarda biyolojik ajan olarak kullanıldığını gördük.