SAMÜ Ballıca Kampüsü’nde, 2026-2027 Akademik Yılı Açılışı ve AK Parti Samsun Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Mehmet Muş’a fahri doktora tevcih töreni düzenledi. Törene Samsun Valisi Orhan Tavlı, AK Parti Samsun Milletvekilleri Mehmet Muş ve Yusuf Ziya Yılmaz, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, SAMÜ Rektörü Prof.

Mahmut Aydın, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektörü Prof. Fatma Aydın, İl Emniyet Müdürü Faruk Aydın, ilçe kaymakamları, ilçe belediye başkanları, siyasi parti il başkanları, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Akademik yılın ilk dersini veren Mehmet Muş, küresel gelir adaletsizliğinin tarihsel gelişimi ve günümüzde ulaştığı boyutlar hakkındaki görüşlerini öğrencilerle paylaştı.

Dünyada nüfus ile üretimden alınan pay arasında ciddi fark bulunduğunu ifade eden Muş, küresel borç stokunun da yüksek seviyelere ulaştığını söyledi. ‘EŞİTSİZLİK DAHA DA ARTMIŞ VAZİYETTE’ Gelir adaletsizliğini ölçen göstergeler bulunduğunu belirten Muş, “Dünya nüfusunun yüzde 14'ünü barındıran az gelişmiş ülkelerin dünya üretiminden aldığı pay yüzde 1'nin altındadır. Çok büyük bir yatırım bankasının 2026 raporuna göre, dünya yetişkin nüfusunun en zengin yüzde 1, 5'lik kısmı servetin yüzde 50'sini elinde tutuyor.

En fakir yüzde 42'lik kesimin ise dünya piyasasından aldığı pay sadece yüzde 0, 6. Küresel borç stoku, yani kamu, şirketler, bireyler, fabrikalar, herkesin bu küresel borç stoku olarak tanımlanıyor.

2026'nın ilk yarısında 365 trilyon dolara ulaşmış durumda. 4 milyar insanın yaşadığı ülkelerde faizi ödenen para eğitim ve sağlığa ayrılandan çok daha fazla.

Dünya bu şekilde bir durumla karşı karşıya ve bunun çözümü için tartışmalar, yeni yeni yapılıyor. Çok daha dijitalleşmiş, çok daha gelişmiş bir dünyadayız. Rakamlara baktığımız zaman eşitsizlik daha da artmış vaziyette” dedi.

Sanayi devrimiyle birlikte kitlesel üretimin arttığını ve fabrika sahiplerinin zenginleştiğini anlatan Muş, “Sanayi devriminin yapılmasıyla beraber kitlesel üretim artıyor, fabrika sahipleri ortaya çıkıyor. Fabrika sahipleri zenginleşirken, burada emek koyan işçiler bu zenginleşmeden yeteri kadar pay alamıyorlar.