İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 'Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Aracı Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık', 'Sermaye Piyasası Kurulu Kanunu’na Muhalefet', 'Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma', 'Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma' ve 'Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama' suçlarından yürütülen 4 farklı soruşturma başlatıldı. MASAK raporları, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan Mali Analiz Raporları, şüphelilerin ve şirketlerin tespitine yönelik araştırma ile Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı tarafından yapılan inceleme yapıldı.

Hedef ülkelerin dışında paravan çağrı merkezi adı altında firmalar kurulduğu, devamında birçok farklı dili bilen kişilere yönelik 'conversion agent' ve 'retention agent' unvanlarıyla iş ilanları oluşturulduğu belirlendi. Soruşturma kapsamında şüphelilerin eylemlerini gerçekleştirdikleri 29 farklı şirkete ait 44 çağrı merkezi ile söz konusu şirketlerin çalışanı ve yöneticisi konumunda olduğu tespit edilen 239 şüpheliye ait 286 ikamet adresinden oluşan toplam 328 adrese, İstanbul ve Muğla’da eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Ayrıca suçtan elde edildiği değerlendirilen taşınır ve taşınmaz malvarlıklarına, şirketlerin banka hesaplarına, ödeme kuruluşları ve kripto para borsaları nezdindeki varlıklara el konuldu. MAĞDURLARDAN KAYIT ADI ALTINDA PARA ALINDI Şüphelilerin mağdurları yatırım fırsatı bulunduğuna ikna ettikten sonra kayıt ücreti adı altında para aldıkları, ardından şirket içerisinde daha tecrübeli olduğu değerlendirilen diğer şüphelilere yönlendirdikleri belirlendi.

Bu kişilerin mağdurlarla daha detaylı görüşmeler yaparak yatırım yapmaları yönünde ikna sürecini yürüttükleri ve mağdurların, şüphelilere ait yurt dışındaki banka hesaplarına veya kripto cüzdanlarına para yatırmasının sağlandığı tespit edildi. Soruşturmaya konu şüphelilerin kontrolü altında bulunan ve kazanç verilerini değiştirebildikleri sözde yatırım takip ekranlarında, mağdurların kar etmiş veya piyasa şartları nedeniyle parasını kaybetmiş gibi gösterildiği belirlendi.

Mağdurların paralarını çekmek istemeleri üzerine hesaplarının bloke edildiği, blokenin kaldırılabilmesi için daha fazla para yatırmalarının talep edildiği, buna rağmen paralarının iade edilmediği ve mağdurlarla iletişimin kesildiği tespit edildi. Şüphelilerin eylemlerini; hedef ülkelerin dillerini bilen müşteri temsilcileri, ülkelere göre oluşturulan şirket içi takımlar, takım liderleri, görüşmeleri dinleyerek denetleyen kalite kontrol birimi, ofis yöneticisi, muhasebe sorumlusu ve insan kaynakları birimi aracılığıyla sistematik ve organize şekilde gerçekleştirdikleri belirlendi.

Çalışanların hedef ülkelerin saat dilimlerine uygun olarak vardiyalı çalıştırıldığı, faaliyetlerin ise hedef ülkelerden veya Türkiye’den herhangi bir lisans alınmadan, denetlenmeyen aracı kurumlar üzerinden yürütüldüğü tespit edildi. 'ÇALIŞAN SAYISI 650'DEN 400'E KADAR DÜŞTÜ' Soruşturma kapsamında ifade veren Murat Demirbaş, Tespit edilen forex oluşumu hakkında benim bir bilgim yoktur. Amıt Ygal isimli kişi yaklaşık 4 ay önce çalışmış olduğum ismini 'FACTO' olarak bildiğim şirketin fiili olarak sahibidir.

Resmiyette ise şirket patronu İlhami İçingir isimli kişidir. Maksym Verzılov, Amıt Ygal'dan sonra gelen en büyük ikinci patrondur.