Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 'TRT World Forum 2026'nın ikinci gününde 'Algoritmik Çağda Kontrol Kimde?

Şirketler, Devletler, Vatandaşlar' adlı oturumun açılışında konuştu. Burhanettin Duran, Dünkü açılışta yaptığım konuşmada, küresel düzenin durumuna ve karşı karşıya olduğumuz yeni gerçekliklere değinmiştim.

Bugün ise değerli uzmanlarla birlikte daha spesifik ve belki de daha zor bir soruyu inceleyeceğiz. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki dijital devrimle şekillenen bir çağda.

Daha derin bir düzeyde karşı karşıya olduğumuz şey, bir egemenlik meselesi, bir adalet meselesi ve bazen de insanlığın kendisiyle ilgili bir meseledir diyerek sözlerine başladı. 'GAZETECİLİĞİN BAĞIMSIZLIĞA, FİNANSAL DESTEĞE VE GÜÇLÜ MESLEK İLKELERİNE İHTİYACI VARDIR' Başkan Duran, On yıllar boyunca gazeteciliğin kendi 'kapı bekçileri' vardı. Editörler haberlerin doğrulanıp doğrulanmadığına, kamu yararına hizmet edip etmediğine ve haksız bir zarara yol açmadan yayımlanıp yayımlanamayacağına karar verirlerdi. Hepimiz biliyoruz ki sonuçta gazetelerin sahipleri, ticari çıkarları ve siyasi bağlılıkları vardır.

Ancak her editoryal kararın arkasında adı, mesleki yükümlülüğü ve sorgulanabilecek bir sorumluluğu olan bir insan duruyordu. Bugün bu bekçi giderek daha fazla bir algoritma haline geliyor.

Bir gazeteci tanıklarla mülakat yapmak, belgeleri kontrol etmek ve bir haberi doğrulamak için haftalar harcayabilir. Bir yazı işleri ekibi editörlere, mütercimlere ve hukuk uzmanlarına ödeme yapar. İnternette yayımlandığında, haberin erişimi gazetecinin açıklayamadığı kararlar veren bir algoritmaya bağlıdır.

Yapay zeka, araştırmayı kaynağını belirtmeden özetleyebilir. Okuyucular bilgiye ulaşırken, o bilgiyi üreten haber merkezi finansal zorluk çeker. Peki o halde bir çatışma bölgesinden bildiren muhabirin parasını kim ödeyecek?